CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eşlik eden parti yönetim heyeti ile Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı'yı ziyaret etti. Ziyaret öncesi cezaevine girişte Demirtaş'ın avukatları, Demirtaş'ın kitabını ve yazdığı çağrı metnini Özgür Özel'e teslim etti. Özel, yaklaşık 3 saatlik görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
'ÇOK ÜZÜCÜ VE UTANÇ VERİCİ'
Demirtaş ve Mızraklı'yla yaptığı görüşmenin hapiste gerçekleşmesini eleştiren Özel, "Öncelikle böyle bir görüşmeyi yapmak zorunda kalmaktan utancı içindeyim. Çünkü her ikisinin de görevleri başındayken ve Selahattin Demirtaş, Sayın Demirtaş partisinin eş genel başkanıyken, Meclis'teyken milletvekili, güya hiç kimseden talimat almayan Almaması gereken hakimlerin bir gece boyunca farklı şehirlerde hep birlikte uyanıp, evlerine baskınlar yaptırıp, pek çok milletvekilini aynı anda alıp götürdüğü ve bindirilecekleri uçakların bile hazır bulunduğu bir operasyonun sonunda buraya kondular, seçilen bir milletvekili Selçuk Mızraklı idi; Hemen orada oturan, milletvekili olan, dokunulmazlığı olan, korkacak sakınacak bir şeyi olsa asla ve asla milletvekilliği zırhını bırakmayacak olan biri olarak Diyarbakır Belediye Başkanlığı'na aday oldu. kişi Selçuk Mızraklı'yken, önce Selçuk Mızraklı'yı görevden aldılar, sonra tutup kaçmasın diye de tutukladılar. Zaten bir yerden kaçmıyordu Meclis'teydi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı'ydı. Böyle bir görüşme yapmak; kendi siyasi tarihini, geçmişimi, Türkiye'nin siyasi ülkesini, böyle bir görüşmeyi ayıran bakış açılarını çok üzüntüyü ve üzüntüleri veren ama esas bu utancın kaynağının kim olduğunu bütün milletimiz biliyor. Kimler olduğunu bütün milletimiz biliyor" dedi.
'YİNE SONU MUHTEŞEM OLACAK'
Demirtaş'ın, avukatları aracılığıyla kendisine ilettiği çağrı metninin içeriğiyle ilgili bilgi veren Özel, "Çağrı belgesii izleri önce de okudu, biraz önce de göz gezdirdim. Aslında bu çağrı metnini çok şey söylüyor. Eğer toplumsal barıştan bahsedecek diyor Selahattin Bey, bunu ilk önce bu işin esas sorumlusu bütün erkekler olarak kendimizden başlamalıyız ve hep birlikte ilk adımı atmalıyız. Kadınların bu kadar güvende olmadığı bir ülkede, çocuklar bu kadar güvenli olmayan bir ülkede toplumsal barış nasıl kırılmalı? 'İlk düğmeyi doğru iliklemeli, toplumsal barışa siyasetteki erkek egemen dili terk ederek, Model, politika ve değişiklikleri değiştirmeye başlamalıyız' diyor ve kendisi bu çağrının içinde diyor ki, 'İçimizdeki erkeğe sesleniyorum' diyor.Sayın Demirtaş'ın kitaplarının hemen hepsini okudum. 'içimizdeki erkek'ti. Ona vurgu yapıyor Sayın Demirtaş. Bu metindeki o vurgunun ilk kitabının ilk hikayesi olduğunu söylediğimde kendisi karşılaştı. Ben de ona onu daha da gülümsedikten başka bir şey söyledim. 'Seher' kitabının ilki 'içimdeki erkek'tir hikâyesinin, sonundaki son hikâyesinin adı da 'Sonu muhteşem olacak'tır. O yüzden çok acıcılar çekiyoruz. Çok büyük üzüntülere tanıklık ediyoruz. Çok küçülten ziyaretler yapmak zorunda kalmıyoruz. Ama emin olun Türkiye'de insanların birbirlerini sevdikten sonra, toplumsal barışı hep birlikte içselleştirdikten sonra nasıl 100 yıl önce sonu çok güzel oldu; Türkler ve Kürtler, Türkiye'de yaşayan herkes, dedelerimiz hep beraber büyük bir işgali sona erdirmişler ve genç bir cumhuriyet kurmuşlardı. Yine sonu muhteşem olacak. Bu sefer ilk yüzyılda yapmadıklarımız, yapamadıklarımız varsa, hatalarımız, eksiklerimiz varsa hepsini de hep birlikte onaracağız ve toplumsal barışı hep birlikte sağlayacağız" diye konuştu.
'SİYASİ ÇİKARLAR ÜZERİNDEN HESAP YAPILMAMALI'
Özel, güncel günlerde Doğu ve Güneydoğu'ya gerçekleştirileceği 6 günde 6 ziyaret programı öncesinde Demirtaş'ı ziyaret etmek istediğini anlatarak, "Bu ziyaret, siyasi anlamı olan bir ziyarettir. Çünkü bölgede yapılacak Doğu, Güneydoğu'ya 6 gündeki 6 ziyaret, neredeyse yapılacak" bir haftaya varan ziyaretin ilk günü bugündür. Yedinci günü ve ilk günü bugündür. Bugün Selahattin Demirtaş'la görüşmeden, konuşmadan 6. günde bir anlamı belirtmek istiyorum ki Türkiye'nin bir sorunu çözülecekse, aşılacaksa, geride kalacaksa, , analar ağlamayacaksa, Türkiye hep birlikte kalkınmaya, güçlenmeye, zenginleşmeye, bunun için önce ve önce demokratikleşmeye önem verecekse, bunun adımı atılacaksa tüm aktörler değerlidir. Ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün altı da kalın çizilmelidir, kendi görüşüm ve partimin. görüş açısından, gelecekte iyi şeyler olacaksa; Türkiye için, hepimiz için, kimseyi gizlememeli, kişisel çıkarlar üzerinden ya da siyasi çıkarlar üzerinden hesap yapılmamalı. Ulusal çıkarlar, ülkenin çıkarları, 86 milyonun çıkarı birlikte gözetilmelidir" diye konuştu.
'KİMSE KİMSEYLE ALAY ETMESİN'
Süreç çok yakından, temkinle, sürekli takiple sağlananlarla birleşen Özel, "Özellikle mutlaka ve mutlaka samimiyetle uyguluyoruz. Bir samimiyet var mı, yok mu? Bunun saklanması gerekiyor. Herkesin kendine göre bir tarife yapıyor. Bir tarife yapacak değilim, bölgede gideceğim. Bölgede 6 günün 6'sında ziyaretimiz ve bir haftanın sonunda döndüğümüzde elbette onun bir ilde değerlendirmelerimiz de olacak ama genel bir değerlendirmede bulunacağım. ni Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm insanların vicdanlarından bu sefer döner. Kimsenin aklını hafife almasın.
'CHP, BU KONUDA ENGELLEYİCİ OLMAYACAK'
Özel, yeni açılım sürecinde CHP'nin engelleyici olacağı belirtildi, "Esas olarak bizim yayın politikası, bütün Türkiye'nin çıkarları için doğru bir adımın hep beraber atılmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, bu konuda engelleyici olmayacak. Tarih önünde üzüntü duyacağımız bir süre kalacağız Tarih önünde, gelecekte bugünler hatırlandığında, isimlerimizin herkesin gurur duyduğu bir olabileceğimizi her zaman ifade etmek istedikleri ve bugün dönem birileri için bu şekilde ele alıp, sadece bunları konuşarak bir sisin değişebileceği, adı değişiklik olabilir, adı süreç olabilir, yeni bir isim konabilir, bir sis güçsüz, zayıflığın görülebildiği ve yoksulluk konuşmanın ötelendiği, işsizliğin görülmediği, ekonomik olarak bulunmaz görüldüğü ve özellikle satın alma gücü bu halde olup, artık vücudun çok önemli bir kısmının zayıflamış olduğu bu süreçte esas olarak gözle görülür kırıldığı bir süreçte de izin vermeyeceğiz diye konuştu .
'GERİSİNDE ÇOK KÖTÜLÜKLER, ÇOK İHANETLER BİRAKTI'
Özel FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ölümüyle ilgili olarak "Kişiler öldüklerinde öbür dünyaya veballe gidiyorlarsa, muhtemelen bu dünyadan öbür dünyaya en çok veballe giden kişi, Fetullah Gülen'den başkası değildir. Gerisinde çok acıcılar, çok sakatlar, çok ihanetler bıraktı ve gitti. Gittiği Türkiye'de hesabını verir ama o gitmece bir şey bitiyor diye kimse düşünmesin.Çünkü koca bir sermayeyi arkasında bıraktı ve onun gibilerin elinde koca bir siyasi güç, siyasi organizasyon bıraktı ama; Bunlara karşı çok tetikte olmak gerekiyor. Sadece kurucu ölmüş, örgütlenmiş durumda duruyor. Bu tehlike geçti veya bu tehlike bitti gibi bir düşünceye kimse kapılmıyor. Bu sinsi örgüte karşı herkes tetikte olmalıdır. Bunun dışında onun kelimeleri için israf" dedi.
'EN SERT ÖNERİYİ BEN YAPIM'
'Yenidoğan Çetesi' ile ilgili partisinin yeterli tepkiyi göstermediği yönünde eleştirilere cevap veren Özel, "'Yenidoğan Çetesi'yle ilgili konu ortaya çıktığında haberdar olduğunuzda Alanya'daydım. Hemen orada açıklama yaptık. Bir heyet görevlendirdik. En sert açıklamalar da vardı. Toplumun Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaptığı muhalefetten ya da eleştirilerden bir eksiklik görüldü. Ama sosyal medyadaki Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki bazı durumları. Bu, Fetullah Gülen cemaatinin bütün trol orduları karşımızda, ya da Cumhuriyet'te çalışıyorlar. Halk Partisi'nin birinci partisinden, tüm anketlerde önde gelen salgından rahatsız olanlar, CHP'ye bir kulp takacaklar, partinin karışıklığı içinde CHP ne yaptı? Hepinizi takip ettiğiniz ilk açıklamayı biz yaptık. İlk görevlendirmeyi biz yaptık. Diyorum ki; bu hastaneler öyle ruhsatın iptaliyle, askıya alınmasıyla, tabelasının önüne naylon çekilmez. Gelin nasıl Türkiye'ye ihanet ederler diye bu Fetullah Gülen cemaatinin bütün hastanelerini kamulaştırdınız, bundan büyük ihanet mi olur? Gelin bu hastaneleri kamulaştıralım. Başlarına da bu hastanelerdeki dahili bölümler, bu hastanelerden hizmet alanlarını zora sokmak için hizmetin sürekliliği açısından birer devlet hastanesi olarak mevcut atamaları mümkündür. Başlarına başhekimleri ve hastanede bir hayatla oynayarak zenginleşenler ya da bunların yapılmasını engelleyenler da görsünler başlarken gelenler. Hepsine de iret olsun. Bundan sonra böyle bir şeyi yaşatan, başına ne kadar görsün" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: